22 Nisan 2026 tarihinde Yeni Birlik’te yayımlanan haberde, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin’in kifozla ilgili değerlendirmelerine yer verildi. Haberde, halk arasında kamburluk olarak bilinen kifozun sırt ağrısı, duruş bozukluğu ve ileri vakalarda solunum güçlüğüne kadar uzanabilen belirtilerle seyredebileceği; erken fark edilen olgularda ise yaşam tarzı düzenlemeleri ve fizik tedavi yaklaşımının önem taşıdığı aktarıldı.
Uluslararası sağlık kaynaklarında yer alan bilgiler de kifozun omurganın üst bölümünde belirginleşen anormal eğrilik ile ilişkili olduğunu, en sık görülen belirtiler arasında yuvarlak sırt görünümü, omuzların öne düşmesi, sırt ağrısı ve sertlik bulunduğunu gösteriyor. NHS’ye göre daha belirgin eğriliklerde nefes alma güçlüğü de tabloya eşlik edebiliyor.
Kifoz nasıl oluşuyor?
Yeni Birlik’in haberinde kifozun; yanlış duruş alışkanlıkları, ergenlik dönemindeki hızlı büyüme süreci ve osteoporoz gibi nedenlerle ilişkilendirildiği görülüyor. NHS de kifozun kötü duruşa bağlı gelişebildiğini, omurganın yapısal sorunları, omurga yaralanmaları ve osteoporoz gibi durumların da bu tabloya yol açabildiğini belirtiyor.
Haberde özellikle “postural kifoz” üzerinde duruluyor. Bu tablo, uzun süre masa başında çalışma, ekran karşısında öne eğilme ve hareketsiz yaşamla ilişkilendiriliyor. NHS verileri de postür bozukluğuna bağlı kifozun özellikle gençlerde sık görülen bir tür olduğuna işaret ediyor.
Vücudun verdiği sinyaller neler?
Yeni Birlik’te yer alan uzman görüşüne göre kifozda öne çıkan işaretler arasında sırt bölgesinde kronikleşen ağrı ve hassasiyet, omuzların öne düşmesi, yandan bakıldığında belirgin kambur görünüm, kaslarda çabuk yorulma ve sertlik hissi bulunuyor. İleri dereceli olgularda nefes alırken zorlanma da görülebiliyor.
NHS’nin güncel bilgi sayfasında da kifozun ana belirtisi üst sırtın kambur ya da yuvarlak görünmesi olarak tanımlanıyor. Aynı kaynakta, eğrilik arttıkça sırt ağrısı, sertlik ve ciddi vakalarda nefes darlığı gelişebileceği belirtiliyor. Bu yönüyle haber metninde sıralanan temel belirtiler, genel tıbbi bilgilerle uyumlu bir çerçeve sunuyor.
Masa başı çalışma ve ekran kullanımı risk oluşturuyor mu?
Haberde, uzun saatler bilgisayar başında çalışanlar, telefona sık bakanlar ve ergonomik olmayan koşullarda ders çalışan öğrenciler risk grubunda gösteriliyor. Uzman değerlendirmesinde, başın öne doğru eğildiği postürün sırt kaslarına binen yükü artırdığı ve zaman içinde omurganın öne eğilmesine zemin hazırlayabildiği vurgulanıyor.
Genel sağlık kaynakları da kötü duruşun kifozun yaygın nedenleri arasında bulunduğunu aktarıyor. Bu nedenle ekran hizasının göz seviyesine yaklaştırılması, oturma düzeninin ergonomiye uygun hale getirilmesi ve uzun süre aynı pozisyonda kalınmaması, koruyucu yaklaşım olarak öne çıkıyor. Ancak bu öneriler, tanı ve tedavinin yerini tutmuyor; kalıcı yakınmalarda uzman değerlendirmesi gerekiyor.
Tedavide hangi yöntemler öne çıkıyor?
Yeni Birlik’te yayımlanan habere göre tedavi planı, eğriliğin derecesine ve hastanın yaşına göre değişiyor. Hafif ve orta düzey vakalarda egzersiz ile fizik tedavi ilk seçenekler arasında yer alıyor. Büyüme çağındaki çocuklar ve ergenlerde korse kullanımı düşünülebiliyor. Eğriliğin ileri düzeyde olduğu, ağrının kontrol altına alınamadığı veya iç organlar üzerinde baskı oluşturduğu durumlarda ise cerrahi seçenek gündeme gelebiliyor.
NHS de kifoz tedavisinin her zaman gerekli olmadığını, ancak şikâyet oluşturan ya da ilerleyen vakalarda ağrı kontrolü, fizyoterapi, bazı çocuklarda korse uygulaması ve seçilmiş ağır olgularda cerrahinin değerlendirilebildiğini belirtiyor. Bu çerçeve, haberde aktarılan tedavi yaklaşımıyla büyük ölçüde örtüşüyor.
- Hafif ve orta olgularda egzersiz ve fizik tedavi uygulanabiliyor.
- Çocuklarda ve ergenlerde, uzman gözetiminde korse seçeneği değerlendirilebiliyor.
- Şiddetli eğrilik, ilerleme veya ciddi ağrıda cerrahi müdahale gündeme gelebiliyor.
Erken teşhis neden öne çıkıyor?
Haberde Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, erken fark edilen duruş bozukluklarının cerrahiye gerek kalmadan yönetilebildiğine dikkat çekiyor. Özellikle çocuklar ve gençlerde omurga gelişimi sürerken yapılan takiplerin önemli olduğu, gecikmiş vakalarda düzeltmenin daha güç hale gelebildiği ifade ediliyor.
NHS de kifoz şüphesi bulunan kişilerin hekim değerlendirmesine başvurması gerektiğini, tanı sürecinde muayene ile birlikte röntgen ve gerekirse MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabildiğini bildiriyor. Bu nedenle uzun süren sırt ağrısı, belirgin duruş bozukluğu veya nefes almada zorlanma gibi bulguların ihmal edilmemesi gerektiği yönünde temkinli bir tablo ortaya çıkıyor.

