© 2026. Tüm hakları saklıdır.

Oksijen Gazetesi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Yaşam
  4. »
  5. 20 Yaş Dişleri Çöpe Atılmıyor: Diş Pulpasından Elde Edilen Kök Hücreler Rejeneratif Tıbbın Yeni Umudu

20 Yaş Dişleri Çöpe Atılmıyor: Diş Pulpasından Elde Edilen Kök Hücreler Rejeneratif Tıbbın Yeni Umudu

20 Yaş Dişleri Çöpe Atılmıyor: Diş Pulpasından Elde Edilen Kök Hücreler Rejeneratif Tıbbın Yeni Umudu

Ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde çekilip atılan 20 yaş dişlerinin, son yıllarda rejeneratif tıbbın en dikkat çeken kaynaklarından birine dönüştüğü bildiriliyor. Üçüncü büyük azı dişlerinin merkezindeki yumuşak doku olan diş pulpasından izole edilen kök hücreler, bilimsel literatürde “diş pulpası kök hücreleri” (Dental Pulp Stem Cells – DPSC) olarak adlandırılıyor.

DPSC, mezenkimal kök hücre sınıfına giren ve çok yönlü farklılaşma kapasitesine sahip bir hücre grubu. Diş pulpasındaki kök hücre alt popülasyonu, in vitro koşullarda yüksek proliferasyon kapasitesi gösteriyor; yağ, kas, kemik, kıkırdak ve sinir hücrelerine dönüşebilen multipotent bir yapı sergiliyor. Bu özellik, dokuların onarımını hedefleyen rejeneratif tıp uygulamaları için onları öne çıkarıyor. nih

Neden tam olarak 20 yaş dişi?

Mezenkimal kök hücre kemik iliği veya yağ dokusundan da elde edilebiliyor; ancak bu yöntemler invaziv cerrahi gerektiriyor. Diş pulpası kök hücreleri ilk kez yetişkin insan üçüncü molarlarından, yani 20 yaş dişlerinden izole edildi ve mezenkimal kök hücrelerin minimal invaziv biçimde elde edilebilen bir kaynağı olarak tanımlandı. Yani zaten klinik bir gerekçeyle çekilmesi planlanan bir dişten, başka bir prosedüre gerek kalmadan hücre toplanması mümkün. ScienceDirect

Etik tartışmaların azlığı da bu kaynağı öne çıkaran bir başka unsur. Diş pulpası kaynaklı hücreler, çoğunlukla tıbbi atık olarak atılan dokulardan elde edildiği için yeniden tıbbi amaçla kullanılmaları görece düşük etik soru işareti barındırıyor.

Hangi hastalıklarda araştırılıyor?

Bu hücrelerin terapötik potansiyeli halen büyük ölçüde laboratuvar ve hayvan modellerinde test ediliyor; geniş çaplı insan klinik kullanımı henüz rutin pratiğin parçası değil. Buna karşın yayınlanan veriler dikkat çekici. Preklinik çalışmalar, diş pulpası hücrelerinin Parkinson hastalığının kemirgen modellerinde, kaybolan dopamin üretici nöronların yerine geçerek motor semptomları hafifletebildiğini gösterdi. Alzheimer araştırmalarında ise aynı hücrelerin sinapsları koruyan büyüme faktörleri salgıladığı ve toksik protein birikimini yavaşlatabileceği bildirildi. Earth.com

İlginizi Çekebilir;  Demirhindi mikroplastikleri vücuttan atıyor mu? Sosyal medyadaki iddianın arkasındaki gerçek

Diş pulpası kök hücrelerinin nöral köken taşıması, beyin ve sinir dokusu hasarına bağlı durumlarda neden bu kadar ilgi çektiğini de açıklıyor. İnsan üçüncü molarlarından izole edilen DPSC’ler kraniyal nöral krestten geliyor ve belirli koşullarda nöron benzeri ile glia benzeri hücre soylarına dönüşebilen nörojenik bir potansiyel sergiliyor. Bu nedenle inme, omurilik yaralanmaları ve nörodejeneratif hastalıklar üzerine yapılan araştırmaların önemli bir kısmı bu hücre tipine odaklanıyor. ScienceDirect

Ortopedik ve dental alandaki çalışmalar da hız kazanmış durumda. Mezenkimal kök hücreler, bağışıklık sistemini düzenleme ve doku onarımını destekleme özellikleriyle inflamatuvar ve dejeneratif durumların tedavisinde değerlendiriliyor. Dental pulpa kök hücreleri özelinde ise diş ve periodontal doku yenilenmesi en olgun araştırma alanı sayılıyor.

Diş pulpası kök hücrelerinin saklanması, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren özel kök hücre bankaları aracılığıyla yapılabiliyor. Hizmet, çekilen 20 yaş dişinden ya da süt dişinden elde edilen hücrelerin kriyoprezervasyon yöntemiyle dondurularak ileride gerekli olabilecek tedaviler için saklanması esasına dayanıyor.

Önemli bir hatırlatma

Diş pulpası kök hücrelerine ilişkin yayınların önemli bir kısmı preklinik ya da erken klinik araştırma niteliğinde. Yani bu hücrelerin tedavi edici olarak rutin kullanımı henüz Parkinson, Alzheimer veya diyabet gibi hastalıkların standart tedavi protokollerine girmiş değil. Diş çekimi öncesinde kök hücre saklamayı değerlendirenler için diş hekimi ve ilgili biyobanka ile önceden görüşme yapılması, dokunun uygun koşullarda alınması açısından önem taşıyor.

Yine de tablo şu yönde ilerliyor: Bir zamanlar yalnızca ağrı kesici ve cerrahi randevuyla anılan üçüncü molarlar, bugün rejeneratif tıp literatüründe en çok çalışılan hücre kaynaklarından biri haline gelmiş durumda.

Kaynaklar: British Dental Journal (Nature), Journal of Functional Biomaterials (PMC), ScienceDirect (Ageing Research Reviews, 2025), earth.com bilim haberleri derlemesi.

İlginizi Çekebilir;  Su diyeti nasıl yapılır

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir