Yargıtay’dan boşanma davasında eş ve çocuğa destekle ilgili emsal karar niteliğinde yeni bir hüküm geldi. Yüksek mahkeme, boşanma sürecindeki tarafların ve çocukların mağduriyetini önlemeyi amaçlayan bu kararıyla, nafaka ve destek yükümlülükleri konusunda önemli bir hukuki standardı yeniden belirledi.
Yargıtay’dan boşanma sürecinde destek yükümlülüğüne dair kritik karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası sürecinde tarafların ayrı yaşaması veya uzaklaştırma kararı bulunmasının, ailenin ekonomik ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağına hükmetti. Emsal niteliğindeki bu karar, boşanma davası devam ederken eşe ve müşterek çocuğa maddi ve manevi destek sağlanmamasının boşanma hukukunda kusur olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Dava süreci ve mahkemelerin farklı yaklaşımları
Ankara’da görülen boşanma davasında davacı kadın, eşinin kendisine fiziksel şiddet uyguladığını, ailesiyle görüşmesini engellediğini ve dava süresince müşterek evle ilgilenmeyerek maddi-manevi desteğini kestiğini öne sürerek tedbir nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. İlk derece mahkemesi, erkeği olaylarda ağır kusurlu bularak boşanmaya, kadına ise tedbir nafakası ve tazminat ödenmesine karar verdi. Ancak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, erkekte kusur bulunduğuna dair kesin ve somut delil olmadığını belirterek davanın reddine hükmetti.
Yargıtay’ın değerlendirmesi ve hukuki sonuç
İstinaf mahkemesinin ret kararı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, taraflar arasındaki fiili ayrılığın veya uzaklaştırma kararının erkeğin mali sorumluluklarını bitirmediğini vurguladı. Yargıtay, boşanma süreci boyunca eşe ve çocuğa destek olunmamasının boşanma hukukunda kusur teşkil ettiğini belirterek, erkeğin kusursuz sayılmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Karar doğrultusunda dosya, yeniden değerlendirilmek üzere istinaf mahkemesine gönderildi.

