© 2026. Tüm hakları saklıdır.

Oksijen Gazetesi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Haberler
  4. »
  5. Uzmanlar Marmara Denizi’ndeki hareketliliği yorumladı: Adalar çevresindeki son durum neyi işaret ediyor?

Uzmanlar Marmara Denizi’ndeki hareketliliği yorumladı: Adalar çevresindeki son durum neyi işaret ediyor?

Hakan Ali Günaydın Hakan Ali Günaydın - - 3 dk okuma süresi

Marmara Denizi Adalar açıklarında ne oldu, uzmanlar ne diyor sorusu bölgedeki sismik hareketliliğin artmasıyla gündemin ilk sırasına yerleşti. Şener Üşümezsoy ve Osman Bektaş gibi uzman isimler, yaşanan bu hareketliliği deprem riski bağlamında değerlendirerek Adalar çevresindeki son durumun ne anlama geldiğini analiz etti. Uzmanların açıklamaları, bölgedeki sismik faaliyetlerin bir deprem habercisi olup olmadığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Marmara Denizi’nde sismik hareketlilik: Adalar açıklarında neler oluyor?

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve AFAD verilerine göre, Marmara Denizi’nde Büyükada’nın güneyinde 2,2 büyüklüğünde mikrodepremler ve ardından gelen sarsıntılar kaydedildi. 10 ila 13 kilometre derinlikte gerçekleşen bu hareketlilik, İstanbul’da deprem riskini ve Adalar Fayı üzerindeki gerilim birikimini yeniden gündeme taşıdı.

Uzmanlar sarsıntıları nasıl değerlendiriyor?

Deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, meydana gelen depremlerin ana Adalar Fayı üzerinde gerçekleşmediğini savunarak, sarsıntıların 1999 Marmara depremi sonrası bölgeye yüklenen stresle çalışan ikincil, küçük fay kollarında meydana geldiğini belirtti. Üşümezsoy, Adalar Fayı’nı “ölü” olarak nitelendirerek, bu ikincil fayların büyük bir deprem üretme kapasitesine sahip olmadığını ifade etti.

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş ise farklı bir mekanizmaya dikkat çekerek, derinlerdeki 10-13 kilometrelik sismik aktivitenin fayın “creep” yani yavaş sürünme hareketi yaptığını düşündürebileceğini belirtti. Bektaş, bu durumun halk arasında paniğe neden olmaması gerektiğini vurgularken, 1963 yılında 6,3-6,4 büyüklüğünde kırılmış olan Adalar Fayı’nın 6 ve üzeri büyüklükteki potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Sismik hareketlilik deprem habercisi mi?

Bölgedeki sismik hareketliliğin bir gerilim boşalımı mı yoksa daha büyük bir sarsıntının habercisi mi olduğu sorusu uzmanlar arasında farklı yorumlara neden oluyor. Kandilli Rasathanesi tarafından takip edilen veriler, fayın derin yapısındaki enerji boşalımının incelenmesinin önemini ortaya koyarken, uzmanlar bu tür mikrodepremlerin bölgedeki stres birikimi açısından izlenmesi gerektiği konusunda birleşiyor.

İlginizi Çekebilir;  Hasan Can Kaya, Duygu Karabaş ile evlendi! Nikâh New York'ta kıyıldı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir