Erkeklerde jinekomasti neden artıyor? sorusu, son yıllarda hem yaşam tarzı değişiklikleri hem de çevresel faktörler nedeniyle daha sık gündeme geliyor; uzmanlar özellikle hormonal dengesizlikler, obezite, bazı ilaçlar ve işlenmiş gıdaların dolaylı etkilerine dikkat çekiyor. İşlenmiş gıdalar jinekomastiyi tetikliyor mu? sorusuna ise doğrudan tek bir neden olarak yanıt vermek zor olsa da, yüksek kalorili ve katkı maddesi yoğun beslenmenin kilo artışı ve hormon dengesini bozarak riski artırabileceği belirtiliyor.
Erkeklerde jinekomasti neden artıyor? İşlenmiş gıdalar jinekomastiyi tetikliyor mu? sorusu son dönemde yeniden gündeme gelirken, uzmanlardan dikkat çeken açıklamalar geldi. Medicana Ataköy Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Kaan Memiş, erkeklerde meme bez dokusunun büyümesiyle ortaya çıkan jinekomastinin yalnızca estetik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Jinekomasti ile yağlanma aynı şey değil
Memiş, jinekomastinin çoğu zaman hormonal dengesizliklerle ilişkili olduğunu ifade ederek, bu durumun yağlanmadan farklı olduğunun altını çizdi. Psödojinekomastinin yalnızca yağ dokusunun artışı anlamına geldiğini ve kilo kaybıyla gerileyebileceğini aktaran Memiş, jinekomastide ise meme bez dokusunun büyüdüğünü, bu nedenle birçok vakada diyet ve egzersizle tamamen düzelmenin mümkün olmadığını söyledi. Uzman isim, son yıllarda özellikle ergenlik döneminde görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlemlendiğini de dile getirdi.
Östrojen ve testosteron dengesindeki bozulma etkili oluyor
Jinekomastinin, östrojen ve testosteron hormonları arasındaki dengenin bozulmasıyla ortaya çıktığını belirten Memiş, östrojenin artmasının ya da testosteronun azalmasının meme dokusunda büyümeye yol açabildiğini anlattı. Bu süreçte işlenmiş gıdalar ve abur cubur olarak tanımlanan ürünlerin de jinekomasti üzerinde etkili olabileceğine dair görüşler bulunduğunu kaydeden Memiş, yüksek şeker, rafine karbonhidrat ve sağlıksız yağ içeren bu ürünlerin insülin direncine ve yağ dokusu artışına neden olabildiğini aktardı. Artan yağ dokusunun ise aromataz enzimi aracılığıyla testosteronu östrojene dönüştürdüğünü, bunun da jinekomasti riskini artırdığını söyledi.
Katkı maddeleri ve obezite de gündemde
Gıdalardaki bazı katkı maddeleri ile plastik ambalajlarla temas eden ürünlerde bulunan hormon bozucu kimyasalların da etkilerine dikkat çeken Memiş, bu maddelerin uzun vadede hormonal dengeyi etkileyebileceğini ifade etti. Söz konusu kimyasalların vücutta östrojen benzeri etkiler gösterebildiğini belirten Memiş, bunun hormonal dengeyi olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Obezitenin de jinekomastiyi hem doğrudan hem dolaylı etkilediğini söyleyen Memiş, artan yağ dokusunun östrojen üretimini artırdığını ve meme bölgesinde hacim artışına neden olduğunu, bu tablonun hem gerçek jinekomasti hem de psödojinekomasti ile birlikte görülebileceğini aktardı.
Her jinekomasti vakası kendiliğinden düzelmiyor
Jinekomastinin bazı durumlarda gerileyebileceğini ancak her zaman kendiliğinden düzelmediğini belirten Memiş, tedavi sürecine ilişkin de bilgi verdi. Ergenlik dönemindeki bazı vakaların geçici olabileceğini ve zamanla gerileyebileceğini söyleyen Memiş, uzun süre devam eden ve fibrotik hale gelen jinekomastinin ise genellikle kendiliğinden düzelmediğini ifade etti. Erken dönemde yaşam tarzı değişikliklerinin etkili olabileceğini belirten Memiş, kalıcı vakalarda en etkili yöntemin cerrahi olduğunu, operasyonla hem yağ hem de glandüler dokunun çıkarılarak doğal bir görünüm sağlandığını söyledi.
Yaşam tarzı değişiklikleri önlemede önemli
Jinekomastinin önlenmesinde yaşam tarzı değişikliklerinin etkili olabileceğini vurgulayan Memiş, işlenmiş ve paketli gıdaların tüketiminin sınırlandırılması, doğal ve dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı vücut ağırlığının korunmasının önemli alışkanlıklar arasında yer aldığını belirtti. Jinekomastinin yalnızca estetik bir problem olmadığını, çoğu zaman metabolik ve hormonal dengenin bir yansıması olduğunu ifade eden Memiş, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının bu dengeyi bozarak hastalığın görülme sıklığını artırabildiğini söyledi.

