Uzun yıllar boyunca döllenmenin en hızlı spermin kazandığı bir yarış olduğu yönündeki görüş, yeni bir bilimsel çalışmayla sorgulanmaya başlandı. Birleşik Krallık’ta yürütülen araştırma, insan üremesinde yumurtanın aktif bir rol oynadığını ortaya koydu.
Manchester’daki St Mary’s Hastanesi’nde doğurganlık tedavisi gören 60 çiftten elde edilen foliküler sıvı üzerinde yapılan incelemeler, döllenme sürecinin sanılandan daha karmaşık bir biyolojik etkileşim içerdiğini gösterdi. Bulgular, Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlandı.
Yumurta Kimyasal Sinyallerle Seçim Yapıyor
Araştırmaya göre yumurta hücresi, farklı erkeklerden gelen spermler arasında ayrım yapabiliyor. Bunu ise “kemotaktik” olarak adlandırılan kimyasal sinyaller aracılığıyla gerçekleştiriyor.
Bilim insanları, yumurtanın belirli spermleri kendine daha fazla çektiğini ve bu sayede hangi spermlerin döllenmeye yaklaşabileceğini etkilediğini tespit etti. Bu durum, döllenmenin pasif bir süreç olmadığına işaret ediyor.
Genetik Uyumluluk Belirleyici Olabilir
Çalışmada, yumurtanın özellikle bağışıklık sistemiyle ilişkili genler açısından daha uyumlu spermleri tercih ediyor olabileceği değerlendirildi. Bu seçimin, daha sağlıklı embriyoların oluşmasına katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.
Araştırmacılar, bu biyolojik mekanizmanın doğal seçilim sürecinin hücresel düzeyde işleyen bir parçası olabileceğine dikkat çekiyor.
Partner Seçimi ile Her Zaman Örtüşmüyor
Çalışmanın dikkat çeken bulgularından biri de yumurtanın gösterdiği tercihin, bireylerin bilinçli partner seçimiyle her zaman örtüşmemesi oldu. Bazı örneklerde yumurtaların, partner olmayan erkeklerden gelen spermlere daha güçlü tepki verdiği gözlemlendi.
Bu durumun, insan üremesinde bilinenden daha karmaşık bir biyolojik seçilim mekanizmasının varlığına işaret ettiği değerlendiriliyor.
Kısırlık Tedavilerine Yeni Yaklaşım
Bilim insanları, bu kimyasal iletişim mekanizmasının daha iyi anlaşılmasının, nedeni açıklanamayan kısırlık vakalarına yönelik yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Elde edilen bulgular, üreme sürecinin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ileri düzeyde biyokimyasal etkileşimlerle şekillendiğini ortaya koyuyor.
[Fitzpatrick, J. L. et al. (2020). Chemical signals from eggs facilitate cryptic female choice in humans. Proceedings of the Royal Society B, 287(1928), 20200805. DOI: 10.1098/rspb.2020.0805]

