Avrupa Birliği genelinde yaşanan akaryakıt kriziyle birlikte AB’de dizel fiyatı arttı, günlük maliyet 203 milyon avroyu buldu. Artan fiyatlar, lojistikten tüketime kadar geniş bir yelpazede ekonomik baskıları beraberinde getiriyor.
AB’de dizel fiyat artışının ekonomik yükü günlük 203 milyon avroya ulaştı
Brüksel merkezli çevre kuruluşu Transport & Environment (T&E), Avrupa Birliği’ndeki dizel fiyatlarında yaşanan yükselişin ekonomik etkilerini detaylandıran bir rapor yayımladı. Raporda, Orta Doğu’daki bölgesel çatışmaların yanı sıra Rus rafinerilerinde meydana gelen üretim kesintilerinin işlenmiş petrol ürünlerinin arzını kısıtladığı ifade edildi.
Ham petrol ile dizel fiyatları arasındaki makasın giderek açıldığı belirtilen çalışmada, bu durumun kara yolu taşımacılığı üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu kaydedildi. AB ekonomisinin genelinde artan akaryakıt maliyetlerinin günlük 270 milyon avroluk bir ek yük getirdiği, bu tutarın 203 milyon avroluk kısmının doğrudan dizel tüketiminden kaynaklandığı verilerle ortaya kondu.
Dizel kaynaklı toplam maliyet 40 milyar avro seviyesinde
T&E raporunda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırı süreçlerinin başlamasından bu yana Avrupa Birliği ekonomisinin karşı karşıya kaldığı ilave maliyetin 40 milyar avroya ulaştığı belirtildi. Bu hesaplama, özellikle kara yolu ulaşımında yoğun olarak kullanılan dizel yakıtın Avrupa piyasaları üzerindeki doğrudan etkisini yansıtıyor.
Kara yolu taşımacılığı, AB’nin dizel ve gaz yağı tüketiminin yüzde 77’sini oluşturarak en büyük paya sahip sektör konumunda bulunuyor. AB yollarındaki binek araçların yüzde 38’inin dizel yakıtlı olması, bölgeyi yüksek fiyat dalgalanmalarına karşı dünyadaki en kırılgan ekonomi haline getiriyor.
Dizel araç sahipleri ve kamyon işletmecileri için ek maliyetler
Rapora göre, AB’de dizel otomobil kullanan sürücüler her bir depo yakıt için ortalama 19 avro ek ödeme yapmak zorunda kalıyor. Ticari tarafta ise kamyon işletmecilerinin haftalık yakıt maliyetlerinde ortalama 236 avroluk bir artış gözlemlendiği bilgisi paylaşıldı.
Avrupa’daki mevcut dizel araç parkının yaş dağılımı da raporda dikkat çeken bir diğer başlık oldu. Kıta genelindeki dizel araçların yüzde 30’unun 15 yaşından daha eski olması, araç filosunun verimlilik ve maliyet yönetimi açısından zorluklarını gözler önüne seriyor.
Dizel talebini düşürmeye yönelik stratejik öneriler
T&E, dizel talebini kısa vadede yüzde 15 oranında azaltmak için somut çözüm önerileri sıraladı. Bu öneriler arasında otoyollardaki hız sınırlarının saatte 10 kilometre düşürülmesi, çevreci sürüş tekniklerinin teşvik edilmesi ve araç paylaşım modellerinin yaygınlaştırılması yer alıyor.
Uzun vadeli strateji olarak ise eski dizel araçların hurdaya ayrılmasına yönelik teşvik programlarının başlatılması ve elektrikli araçlara geçiş sürecinin hızlandırılması vurgulandı. Ayrıca, petrol şirketlerinin elde ettiği olağanüstü kazançların vergilendirilmesi ve bu kaynakların elektrifikasyon yatırımlarına aktarılması önerisi raporda nihai çözüm yolu olarak sunuldu.

