6 Şubat depremlerinde yıkılan Said Bey Sitesi davası, kayıp yakınlarının adalet arayışının sürdüğü kritik bir noktada bulunuyor. Depremde hayatını kaybedenlerin ve yakınlarını kaybedenlerin gözü kulağı, bu önemli davanın seyrinde. Davanın son durumu ve süreçteki gelişmeler, kamuoyunun yakından takip ettiği konular arasında yer alıyor.
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük deprem felaketinin ardından, Kahramanmaraş‘ın Dulkadiroğlu ilçesi Yahya Kemal Mahallesi’nde 46 kişiye mezar olan Said Bey Sitesi davasında kritik bir aşamaya gelindi. Yıkılan Hayatlar, Bitmeyen Acılar: 6 Şubat Depremlerinin Sembol Davası Said Bey Sitesi‘nde Adalet Arayışı Son Virajda! Kayıp Yakınları ‘Bilinçli Taksir’ Yerine ‘Olası Kast’ İstiyor! Bu davanın *karar duruşması*, 10 Nisan 2026 tarihinde saat 10.00’da Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek ve tüm Türkiye’nin gözü bu kararda olacak.
Dava süreci boyunca, yapım aşamasındaki sorumlularla birlikte denetim görevini ihmal eden kamu görevlileri hakkındaki dosyalar birleştirilerek tek bir çatı altında incelendi. Enkaz altında annesi, babası, kardeşi ve dedesini kaybeden Tuba Erdemoğlu, karar öncesinde yaptığı çarpıcı açıklamalarla davanın gidişatına dair kamuoyunun dikkatini çekti.
Savcılık Mütalaası: “Deprem Tehlikesi Objektif Bir Gerçektir” Vurgusu
İddia makamı tarafından mahkemeye sunulan esas hakkındaki mütalaada, sanıkların görevlerini yerine getirirken sergiledikleri *ihmaller zinciri* detaylı bir şekilde sıralandı. Yapı sahibi ve müteahhit Hasan Çam‘ın projeye aykırı imalatlar yaptığı, malzeme kalitesinden ödün verdiği ve ruhsatsız tadilatlarla binanın statiğini bozduğu belirtildi. Şantiye şefleri Halil İbrahim Us ve Murat Kaş‘ın ise süreci bizzat yönetmelerine rağmen bu bariz aykırılıkları durdurmadıkları ve gerekli önlemleri almadıkları özellikle vurgulandı.
Savcılık, mütalaasında önemli bir tespitte bulunarak şu ifadelere yer verdi: “Sanıkların her biri, görev ve yetkileri kapsamında yapıların deprem güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, meydana gelen neticenin öngörülebilir olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemişlerdir. Kahramanmaraş ilinin deprem kuşağında yer aldığı ve deprem tehlikesi altında bulunduğu, objektif olarak herkes tarafından bilinebilir bir durumdur. Sanıkların yapmış olduğu meslek ve üstlenmiş olduğu görev ile birlikte herkesçe bilinen deprem tehlikesinin bilinmemesi ve öngörülmemesi mümkün değildir.” Bu güçlü gerekçeye dayanarak savcılık, sanıkların *bilinçli taksirle* hareket ettiklerinin kabulünü talep etti.
“Adalete Ulaşmak Neden Bu Kadar Zor?” Acılı Yakının İsyanı
Savcılığın talep ettiği *bilinçli taksir* cezasına karşı çıkan ve suç vasfının *olası kast* olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunan Tuba Erdemoğlu, yaşadığı derin acıyı ve adalet beklentisini yürek burkan sözlerle dile getirdi. Erdemoğlu, “Ben 6 Şubat 04.17’de büyük bir sarsıntıyla uyandığımda ‘anne’ diye haykırdım. Ve bu haykırışım boşuna değildi. O saatlerde, o saniyelerde ailem enkaz altında kalmıştı. O enkazın başında ailemi ararken tek bir şey sorguluyordum: Bütün binalar ayaktayken bu bina neden yıkıldı? Bütün binalarda can kaybı yokken, herkes sapasağlam çıkarken bu bina neden yıkılmıştı? Ve benim ailem neredeydi?” ifadeleriyle o anları yeniden yaşadı.
Tam 3,5 yıldır süren *adalet arayışı* mücadelesini sorgulayarak adaletin gecikmesine isyan eden Erdemoğlu, “Günlerce o enkazın, o beton yığınlarının altında ailemi aradım. Aradan 3,5 yıl geçti. Adalet nerede? Neden adalete erişemiyoruz? Neden adalet için mücadele etmek zorundayız? Adalete ulaşmak neden bu kadar zor? Hani adalet mülkün temeliydi? 10 Nisan‘da Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek karar duruşmasında adaleti görmek istiyorum. Adalet ‘olası kast‘la gelecek.” sözleriyle kararlılığını ortaya koydu.
Mahkeme Heyetine Yürek Burkan Çağrı: “Bizi Yeniden Enkaz Altında Bırakmayın”
Erdemoğlu, Said Bey Sitesi davasının sadece kendi ailesi için değil, tüm Türkiye için bir *emsal* teşkil etmesi gerektiğini vurguladı. Mahkeme heyetine doğrudan seslenerek vicdanlı bir karar beklediklerini şu sözlerle ifade etti: “Lütfen adil ve vicdanlı bir karar verin. Vereceğiniz olumsuz bir karar, biz acılı aileleri daha da yıkacaktır. Hayata tutunmaya çalışırken bizleri yeniden enkaz altında bırakmayın. Ailemizin ölümüne sebep olan insanları ödüllendirir gibi ‘bilinçli taksirle‘ cezalandırmayın. Benim ailem artık yok. Ancak burası bir deprem ülkesi. Bundan sonra hiçbir insanın bu acıları yaşamamasını istiyoruz.”
Kayıp Yakınlarından Kamuoyuna Destek Çağrısı: “Sesimizi Duyun!”
Son olarak tüm kamuoyuna seslenen Tuba Erdemoğlu, bu zorlu süreçte yalnız bırakılmamayı talep etti. Erdemoğlu, “10 Nisan‘daki karar duruşmamıza desteklerinizi bekliyoruz. Ne olur bizleri yalnız bırakmayın. Sesimizi duyun. Tek isteğimiz *adalet*. Bu *adalet* için yanımızda olun, destek olun.” diyerek 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya çalışan tüm mağdurlar adına güçlü bir çağrıda bulundu. Said Bey Sitesi davası, Türkiye’nin *deprem gerçeği* ve *yapı denetim* süreçlerindeki sorumlulukların bir kez daha sorgulandığı kritik bir dönemeçte bulunuyor.

